EMNİYET Müdürü Feyzullah Arslan'ın "Gül, Güldür, Düşündür" adını verdiği not defterinden...
*Aynı turizm şirketine ait iki otobüs yolda karşılaştı. Şoförler ellerini bırakıp birbirlerini selamladı. 12 kişi öldü.
*İki odayı tek oda yapmak isteyen ev sahibi işi abarttı. Tek duvar için kazma yerine dinamit kullandı, mahalleyi havaya uçurdu, kendisi de yaralandı.
* Asabi çoban, ot yemeyen koyunu tüfeğinin dipçiğiyle dövmeye başladı. Tüfek ateş aldı, çoban öldü.
* Tarlada otlayan iki koyun, bir evin önündeki inşaat kumunu dağıttı. Koyun sahibi aile ile kum sahibi aile birbirine girdi. İki aileden 5 kişi öldü.
* Şaşkın köylü evinin terasındaki kömürlükte buzağı beslemeye başladı. Buzağı büyüdü. 250 kiloluk inek oldu. Odaya sığmayan inek, 3 katlı evden vinçle indirildi.
***
* Yeni doğan yeğenini seven bir dayı faciaya yol açtı. Bebeği hoppala diye havaya fırlattı. Talihsiz bebek tavandaki vantilatöre çarparak öldü.
* Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde oturan İsmail A. isimli çiftçi, ağrısına dayanamadığı dişine silahla ateş edince öldü.
* Trabzon'un Hayrat ilçesi Nüfus Müdürü Yusuf Balcı, başına köpek düşmesi sonucu ağır yaralandı. Peşine düşen çocuklardan kaçan köpek, bir apartmanın merdivenlerinden çatıya çıktı. Can havliyle çatıdan atlayan köpek, o sırada yolda yürümekte olan Yusuf Balcı'nın kafasına düştü.
***
* Edirne'de sevdiği ile dünya evine girmeye hazırlanan gelin, kendi rızası ile evlenmeyi kabul edip etmediğini soran memura şaka olsun diye hayır deyince, nikâh yarıda kaldı. Nikâh memuru kimsenin etkisi altında kalmadan kendi rızasıyla evlenmek isteyip istemediğini sordu. Gelin "Hayır!" yanıtını verince de deftere, "Kadın evlenme anında evlenmeyi kabul etmediğini beyan etmiştir" yazarak salondan ayrıldı. Memurun arkasından koşan gençler bunun bir şaka olduğunu söyledilerse de, onu ikna etmeyi başaramadılar.
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
Bir arkadaştan gelen mail, aynen vaki yaşanmış bir hadise, gülmemek için kendinizi çoook zor tutacaksınız
***
Bir dönem bir genel müdür yardımcılığı yapmış birisi anlatıyor:
"Sene 1965. Bir genel müdürlükte özel kalem müdürü yardımcısıyım.. Bayrama 10 gün var.. Benim müdür hastalandı.. Ben ise işe gireli 2 hafta olmus, olmamış.
Genel Müdür bey beni çağırttı:
- Tebrik kartları hazır mı?.. Şaşırdım:
- Anlamadım! Hangi kartlar efendim?
- Aman evladim, Şükrü Bey sana söylemedi mi? Bayram geldi, tebrik kartları şimdiye kadar hazır olmalıydı.. Tüh tüh.. Eyvah...
- Çabuk hemen hazırlayıverin.
- Emredersiniz efendim! dedim. Ancak sabaha kadar 3 bin kartı nasıl yazacağım?
Genel müdür bey, bütün kartları çini mürekkebiyle ve en güzel yazımla yazmamı istedi. 3 bin karttan 2 bin tanesini kendisinden makamca alt'takilere şu sekilde yazacaktım:
"Bayramını kutlar, gözlerinden öperim"
1.000 tanesi de üst makamdakilere olacaktı ve onlarda da şu ifade yer alacaktı:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim." Sabaha kadar 3 bin kart, düşünebiliyor musunuz?!?..
Ne yapalım? Çaresiz mecburen kolları sıvadım ve başladım öncelikli 2000 karta:
1, 5, 10, 18, 28, 58, 108, 188, 558.. Yazıyorum, yazıyorum bitmiyor!.. Nasıl sıkıntı bastı bir bilseniz!... 738, 918..
2,5 paket Samsun'u bu arada bitirmişim. Öyle işkence çekiyorum ki, ekmek parası olmasa bırakıp kaçacağım. Sıra 2000. karta geldiğinde şafak söküyordu. Ben de bitmişim ama önümde hala yığınla kart duruyor!
Şimdi de 1.000 tane de üst makamlara yazılması gerekenler var. 4. Paket sigarayla birlikte "Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim"e başladım..
Boyuna yazıyorum, göz kapaklarim iyice ağırlaştı, takoz koysam gene de kapanacak.
209, 529, 689.. Yaz babam yaz.. Ama artık kalemi parmaklarımın arasında tutamaz oldum. Ben kaleme değil, kalem bana hakim:
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
"Sizin ve eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, sıhhatli ve başarılı günler niyaz ederim."
...
Ve bir müddet sonra gerisini nasıl yazmışım hiç hatırlamıyorum:
"Niyaz ederim başarılı günler sizinle eşinizin bayramını kutlarken.."
"Kutlarken eşinizin bayramını saygıyla sıhhatli günler diler Niyazi ile beraber ederim.."
r0;Sizin, niyazi ile eşiniz birlikte bayramınızı sıhhat dilerim, tebrikle beraber.r1;
"Niyazi ile birlikte sizin ve eşinizin bayramını kutlarken ayrıca sıhhatle ederim.."
"Önce bayramınızı başarılı eder, sonra eşinizle Niyazi'ye tebrikli günler dilerim.."
"Sizin de eşinizin de Niyazi'nin de bayramını saygıyla eder, sıhhatli tebrik dilerim.."
r0;Bayramınız niyazi ile sıhhat bulsun, eşiniz ile birlikte tebrik olsunr1;
"Sıhhatli eşinizin bayramını saygıyla kutlarken, Niyazi'ye başarılar diler aynı zamanda ederim.."
"Bayramınıza etmeden önce eşinizi saygıyla kutlar Niyazi'nin gözlerinden öperim.."
"Sizin de, eşinizin de, Niyazi'nin de, bayramini da, tatilini de, gemlisini de, geçmisini de bayramını beklerim.. Saygiyla tebrik ederken.."
"Önce niyazi bayramı tebrik etsin, yok öyle yağma, ben size ve eşinize sıhhat dilerim sonra"
r0;Bayram günü eşiniz ve niyaziye dikkat edin, size de daha bayram gelebilir.r1;
r0;Niyazi bey bayram günü eşiniz ile birlikte sizi sıhhat ile tebrik etsinr1;
r0;Tebrik ederim niyaziyi, eşiniz ile birlikte sizin bayram sabahı sıhhatinizi dilemişr1;
Sabah tam mesai saatinde, gözlerim kan çanağı bir halde kartları yetiştirdim.. Genel müdür bir-ikisine şöyle bir baktı: "Aferin" dedi.
"Güzel yazmışsın. Hemen postalayın!" Bizde HEMEN POSTALADIK!..
3 gün sonra da önce bizim genel müdürü, sonra da tahmin ettiğiniz gibi bendenizi postaladılar!..
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
Otobusle Giderken, Bolu Dagi'nda Verilen Molada Hemen Tuvalete
Kosturdu Korkunc Sıkışmıstı. şansina Bos Kabin Bulup Kendini Oraya Atti...
Tam Oturmustu Ki Yan Kabinden Bir Ses "merhaba" Dedi Adam Saskin "merhaba" Diye Cevap Verdi Ses Devam Etti:
--- Nasilsin?
Ilk Defa Basina Boyle Bir Sey Geliyordu... Yine Saskin Saskin
Yanitladi:
--- Sagol Iyiyim. Sen Nasilsin?
Ses Sordu:
--- Ne Yapiyorsun?
Bir An Tereddut Gecirdi. Adam Onun Tuvalette Oldugunu Bildigi Icin
Mutlaka Ne Yaptigini Da Biliyordu. Baska Birsey Anlatmak Istedi Ve "ben" Dedi
---istanbul'dan Ankara'ya Gidiyorum. Sen Nereye Gidiyorsun?
Adamin Sonraki Cumlesi Bu Muhabbeti Sona Erdirdi.
--- Hayatim, Telefonu Kapatiyorum. Yandaki Tuvalette Bir Gerizekali
Var. Sana Sordugum Sorulara Yanit Verip Duruyor. Ben Seni Sonra Ararim.
__________________
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
07.00: Günaydın Beşiktaşlılar.
07.05: Aletli jimnastik..
08.00: Çocuk saati: Karga karga gak dedi.. Çık şu dala bak dedi...
09.00: Delgado-re-mi müzik programı.
(Ümraniye'den canlı yayın)
10.00: Kahramanlık destanı: Fener'i Kadıköy'de 4-3 nasıl yenmiştik.
(2 bin 445'inci kez tekrar)
11.00: Antrenörü atarım, tazminatın üstüne nasıl yatarım?
13.00: İ.Üzülmez ile öğle haberleri.
14.00: Sahibinden satılık çarşı.
15.00: İvankov gol atmayı öğretiyor..
16.00: Tüpçünüz diyor ki..
18.00: Anelka'dan mektup var.
19.00: Transfer taktikleri: 50 kişi alırım, 100 kişi satarım.
20.00: Brezilya dizisi: Tosun Paşa
(Başrollerde: Rico Paşa)
22.00: Çarşı herşeye karşı.
23.00: Köyiçi'nden türküler..
23.50: Yıldırım Demirören'den küçüklere masallar..
00.30: Gerilim kuşağı: Eyvaaah.. Fenerliler geliyor...
ALLAHIM SEN BİZİ BU ÇEKEMEYENLERE KARŞI SABIR VER...
TABİ MEYVA VEREN AĞAÇ TAŞLANIR. AMA ŞUNU UNUTMAYIKİ GÜNEŞ BALÇIKLA SIVANMAZ. FENER BAHÇENİN ÜZERİNE BUKADAR YÜKLENİLMESİ ONUN ŞANINI ARTIRIYOR....
Adamın açlıktan neredeyse nefesi kokuyormuş, önünden geçtiği bir lokantanın vitrininden içeri bakmaya başlamış. Bir süre sonra içerdeki müşterilerden birinin çok fazla yediği dikkatini çekmiş. Müşteri kalkıp kasaya gittiğinde ise adisyonu uzatan kasiyere doğru eğilip, sakalını sıvazlayıp ,fısıltıyla "ajanım ben,ajan"dediğini duymuş. Kasiyer "aman efendim gene bekleriz" deyip müşteriyi binbir hürmetle yolcu etmiş. Bizim garibanın dikkatini çeken bu olay ardarda gelen 3 müşteride de aynen tekrar etmiş. Kasaya giden müşteriler sakalını sıvazlayıp "ajanım ben,ajan" deyip gidiyormuş. Olayı kavrayan gariban lokantaya girmiş ve envai çeşit yemek ısmarlayıp çatlayana kadar yemiş. Kalkıp kasaya gittiğinde ise hesabı uzatan kasiyere doğru eğilip "ajanım ben,ajan" demiş. Kasiyer kafasını kaldırıp adama şöyle bir baktıktan sonra "İyi de beyfendi sizin sakalınız yok ki"demiş. Bizim ki pantolonunun fermuarını indirmiş ve gene fısıltıyla "Ben gizli janım"demiş.:)))
GELİN KAYNANA
________________________________________
gelin kaynana karşı karşıya oturmuşlar
kaynana ;
- gelin sen daha yenisin birbirimizin huyunu suyunu oturup
konuşarak anlayalım demiş.
gelinde ;
- tabi anne konuşalım demiş.
kaynana başlamış anlatmaya.
- aman kızım benim üç halim vardır dikkat et. saçıma gül
takmışsam;neşeli olurum. her yola gelirim.
kulağımın arkasına gül takmışsam havamda olmam. çok ısrarcı
olma.eğer ki yakama gül takmışsam sakın etrafımda dolaşma çok sinirli
olurum.
gelin kaynana lafını bitirince başlamış lafa;
- anne benim halim malim yoktur. bacak bacak üstüne atarım,
sigaramı yakarım,sen gülü nerene takarsan tak ben keyfime bakarım.
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
* Kadinlar vitrinde gördükleri "Indirim" lafina dayanamaz. Indirimdeki mal kadinda miknatis etkisi yapar. 10 tane benzer pabucu olsa indirimde gördügü ayakkabiyi alir, siz, "Bunlarin aynisi dolabinda var" deseniz "Sen gerçekten hiç anlamiyorsun" lafini yapistirir.
* Kadinlar aglar. Ancak tek basina bir köseye çekilip de -yalniz- aglamaz. Kadinlar, sadece sevdigi erkek duyabilecekse aglar.
* Bütün kadinlar kesin bir cevabi olmayan konularda soru sormakta müthis ustadir. Maksat, siz kendinizi sürekli suçlu hissedin.
* Kadinlar asla sir saklayamaz. Daha dogrusu, kadinlar için bir sirri en yakin üç arkadaslarina söylemek sirri açik etmek kapsamina girmez. Bu mantikla hepsi en yakin arkadaslarina söylediklerinden sonunda sirri bilmeyen kalmaz.
* Kadinlar telefona cevap vermeyi sevmez, uzun uzun çalsa dahi rahatsiz olmadan açmayabilirler. Lakin telefonda dünyanin en uzun konusmalarini yapanlar da yine kadinlardir.
* Kadin yataga yatmadan "evvel" saçini tarayan tek yaratiktir.
* Kestirme yola sapildiginda her kadina bir "kaybolacagiz" korkusu gelir.
* Kirmizi isik, kadinlar için, "makyaj molasi" isaretidir.
* Istisnasiz her kadin vermesi gereken bir-iki kilo oldugunu düsünür.
* Kadinlar durup dururken eve bir buket çiçekle gelen kocadan süphelenir.
* Kadinlar tuvaletin kapagini küçük bir hareketle indirmek yerine tuvaletten salona kadar yürür, kocasina söylenir ve tuvalete geri döner.
* Erkek konusurken kadin lafin ortasindan konusmaya dalar ve devam eder. Ayni seyi erkek yapacak olsa kiyamet kopar.
* Dügünlerde kadin kadina dans edenleri görünce kimsenin aklina bir sey gelmez. Erkekler için durum ayni degildir.
* Karisinin gözucuyla bir baska adama baktigini yakalayabilmis erkek yoktur. Oysa kadinlar erkeklerini baska kadina baktigi an saniyesinde yakalarlar.
* Kadinlarin erkeklerden daha çok para kazandigi tek meslek vardir: Top modellik.
* Kadinin dondurmayi nasil yedigine bakarak karakter testi yapabilirsiniz.
* Evde saatlerce kendi giyimiyle ilgilenen kadin, sokaga çiktiginda saatlerce baska kadinlarin elbiseleriyle ilgilenir.
* "Yok bir sey"in anlami kadinlarda, erkeklerinkinden, tamamen farklidir.
* Kadinlar her konuda erkeklerle esit olmak isterler. Üç istisna: Erkek tuvaletlerine girmek, çöpü indirmek ve hesabi ödemek.
* Kadinlar asla haksiz degildir... En haksiz oldugu konuda bile "Kendime göre nedenlerim var" der.
* Tabiatta kadinlara karsi son sözü söyleyebilecek tek bir dogal yapi vardir: Yanki!
* Kadinlar kendilerine neler verildigine degil, onlar için nelerden vazgeçildigine bakar.
* Zengin adam, karisinin harcadigindan daha çok kazanabilen erkek demektir.
* Kadinlar "Erkeklerle esitiz" iddiasini sürekli tekrarlamaktan vazgeçtikleri anda, erkekler kadinlari kendilerinden üstün gördüklerini söyleyebilme firsatini yakalayacak.
* Kritiklere baslayan kadin, kritik bir yasa gelmis demektir.
* Evlilikler aynen kazalar gibidir, iki sahit ister.
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
Şanlıurfa'nın Siverek Belediyesi, son günlerde ilçede meydana gelen damdan düşmelerin önlenmesi için halkı hoparlörle uyarmaya başladı. Alınan bilgiye göre, ilçede son on gün içerisinde çoğunluğu çocuk 15 damdan düşme olayının yaşanması
üzerine, belediye yetkilileri el ilanları bastırarak, anne ve babaların bu konuda daha duyarlı olmalarını istedi. Dağıtılan el ilanlarına rağmen damdan düşmelerin devam etmesi üzerine belediye yetkilileri bu kez de hoparlörlerden anons yaparak
vatandaşları uyarmaya başladı.
Özellikle sıcakların yoğun olduğu bu dönemde vatandaşların damlarda yattığını ve damdan düşmelerin arttığını belirten
yetkililer, düşme sonucu ciddi derecede sakatlanma ve ölüm olayları olduğunu hatırlatarak, zorunlu olmadıkça damlarda
yatılmamasını istediler.
BEN BU OTOBOSUN YOLCUSU MUYAM ?
Dadas turizm otobüsü Ankara'da mola verince yasli bir dadas ihtiyac giderip otobüse biniyor. Okuma yazma bilmeyen dadas otobüsten basini uzatip: "Dadaslar hele bakin ki ben bu otobüsün yolcusu muyam!"
FARZET KI OKUZLER YIYIR
Erzurum'da birisi tanidik bir koylu dostuna misafirlige gidiyor. Koylu ev sahibi izzet ikramda bulunuyor. Yemekten sonra misafirin Onune bir kalbur yer elmasi koyuyor. Bu kadar cok ikramdan mahcup olan misafir:
- Aga ne zehmet ettin, bunlara ne luzum vardi der.
Aga:
- Ne zehmeti efendi farzetki musurluge tokmusem okuzler yiyir!
IKI POHLI YUMURTA
Vali Erzurum'un kOylerini ziyarete gidiyor. Bir koyde kendisine bolca yumurta kayganasi ikram ediliyor. Vali cok memnun oluyor ve nezaket icabi soyle diyor :
- Muhtar ne zahmet etmissin, bu kayganaya gerek yoktu, ayran
yeterdi..
Muhtar:
- Ne zehmeti vali beg, icine tukurim, iki pohli yumurta, ne giymeti, afiyet olsun...
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
Hanımefendi kürsüye gelmiş;
Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım. Eve gider gitmez kocama; "Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka. İşte makine orda..' dedim. İlk gün
birşey görmedim.İkinci günbirşey görmedim. Üçüncü gün bir baktım,
makinenin başında sadece kendiçamaşırlarını eğil, benimkileri de yıkıyor.
Alman delegesi söz almış;
Ben de kararımız gereğince kocama: "Bundan böyle temiz
tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim..
Birinci
gün birşey görmedim. İkinci gün birşeygörmedim. Üçüncü gün baktım,
makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da
yıkıyor. Üçüncü konuşmacı bizden bir feminist kardeşimizmiş;
Türkiye'ye döner dönmez
kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki: "Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendinpişirmen gerekecek. İşte mutfak orada.."
Birinci gün birşey görmedim.
İkinci
gün birşey görmedim. Üçüncü gün sol gözüm azıcık açılır gibi oldu,
hafiften görmeye başladım...
* Akşamlar üsteen kara gele
* Allahın ateşi karnaan dola
*Alah kökünü kuruta
*Allah sana uyuz vere, kaşınacak tırnak vermeye
*Ayakların kırıla kud olasan
* Bemurat tahtasına uzanasan
* Benden sonra gün görüp sefa sürmeyesen
* Bir solukluk olasan
* Ekmek atlı, sen yaya olasan
* Elin ayağın kırıla da yanahan uzana
* Gezen dert karnına dolsun
* Gidişin olada, dönüşün olmaya
* Gözlerine betire ağa.
* İtinen alâmete, kurdr17; unan kıyamete kalasın
* O boydan yukarı çıkmayasan
* Ocağın bata, kapın kitlene
* Ölmeye, itmeye, sürünesen
* Seni çor tuta
* Seni gorbagor olasan
* Seni karayola gidesen
* Surataan baba çıka
* Suya sabuna dokunmadan gidesen
* Tandur başlarında kalasan (bakacak kimsen olmaya, başkalarına muhtaç olasan)
* Yazın ayrana, kışın yorgana muhtaç olasan
* Allah seni bemirat tahtasına uzada
* Seni nediyim, ne olasan
* Toprak başaan ola
* Umaram Allahr17; tan Gelin Abuğuna galasan.
Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.
1. Modeminizi kapattiginizda icinizde bir burukluk hissediyorsaniz;
2. Defterinizdeki tum adreslerde @ varsa;
3. Internet erisimi olmadigi icin annenizle haberlesemiyorsaniz;
4. Telefon faturaniz 2 sayfadan fazlaysa;
5. Esiniz resti cekip "Hayir, bilgisayar yataga giremez!" dediyse;
6. Bilgisayar masanizin sandalyesini bir klozetle degistirmeyi dusunduyseniz;
7. Gulumsediginizde basinizi yan ceviriyorsaniz; :-)
8. Esiniz devamli olarak evlilikte iletisimin onemini vurguluyorsa ve siz de bunun uzerine kendisine yeni Bir telefon hatti ve modem aldiysaniz;
9. Kelime islemcinizle birseyler yazarken her noktadan sonra "com" yaziyorsaniz.com
10. "0,1,2,3,4,5,6,7,8,9,A,B,C,D,..." diye sayiyorsaniz;
11. Ruyalariniz 256 renkse;
12. Uyumaya calisirken sleep(8*3600) diye dusunuyorsaniz;
13. Asansore bindiginizde gitmek istediginiz kata ait dugmeyi cift tikliyorsaniz.
Bu internet işini biraz fazla abartmışsınız demektir
- EVET DEĞERLİ İZLEYİCİLER BİR SPOR GECESİ İLE DAHA HEPİNİZLE BİRLİKTEYİZ. ŞİMDİ SİZİ HİÇ BEKLETMEDEN HEYECANLA BEKLEDİĞİNİZ FİNAL MAÇINA DÖNÜYORUZ. EVET ANGAZ AHMET ÇORAK TARLA BAŞINDA YATAR OĞLU SÖZ SENDE.
- TEŞEKKÜR EDİYORUM DINAZA VEYSEL KULAĞININÜSTÜNDETÜĞBİTMEZ. VESAYIN SEYİRCİLER 2007 AKBAŞ SAPSAMAN NOHUT TURNUVASINDAN TÜM PÜSÜ TV SEYİRCİLERİNE VE FUTBOLSEVERLERE ESSELAMUN ALEYKUM. BİLİYORSUNUZKİ BİLDİR BARAMAZADA ÇEKİLEN GURRA SONUCU:
EVET MAÇIN OYNANACAĞI SÖĞÜT GUYUSU OLİMPİYAT STATINDA MUHTEŞEM MUHTEŞEM BİR ATMOSFER VAR. ZEMİN ESKİDEN PATETES TARLASI OLMASINA RAĞMEN FUTBOLA MÜSAİT. %70 ORANINDA NEM 20 DERECE SICAKLIK. SAHA DÜZ TOPTA HAFİF BİR ÇAPLIK VAR SAYIN SEYİRCİLER. VE GÜNEYDEN ESEN ANNENİN EVLADINI OKŞUYORMUŞ GİBİ BİZLERİ OKŞAYAN MUHTEŞEM BİR GABAYEL VAR SAYIN SEYİRCİLER.
BUGÜNKÜ MAÇ MECMUALARDA SÖĞÜT GUYUSU MEYDAN MUHAREBESİ OLARAK TANIMLANIYOR. TÜRÜBİNLER TIKLIM TIKLIM DOLU TÜRİBİNE DOĞRU BAKIYORUZ TANIDIK SİMALAR VAR MI DİYE. MUHTAR EMMİ, ÜSÜĞÜN AĞA, OSMAN AKKA, HİMMET AĞA, SÜLO DAYI VAR SAYIN SEYİRCİLER...
BİLET FİYATLARINI AÇIKLIYORUZ:
ESKİ AÇIK TÜRÜBİN İKİ HARAR TEZZEK.
YENİ KAPALI 10 KİLO BULGUR.
KALE ARKALARI İKİ CULLUK BİR ÇOBAN DEYNEĞİ
VE ŞEREF TÜRÜBÜNÜ. ŞEREF TÜRÜBİNİ ZORLUSUNDAN BİR ADET OĞLAK.
İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler gece olunca planı yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye tekrar dönerler arkadaşları sorar neden kaçtınızda tekrar geldiniz? Deliler cevap verir bugün provasını yaptık yarın kaçacağız derler...)
:Gözleri kör yanlız ve yoksul bir Kayserili kırlarda basıbosdolanırken degen sihirli lambayı alıp içinden Cin çıkarmayı basarmış.Bu işten hayli bıktıgı belli olan cin Kayseriliye şöyle bir baktıktan sonra; =Senin hayli istegin vardır;şimdi sen gözlerin açılsın istersin,zenginlik dilersin,evlenmeyi arzularsın,ama ugrasamam. Sadece bir dilegi yerine getirecegim.İyi düsün ve ne isteyeceksen iste. Kayserili biraz düşündükten sonra dilegini söylemiş;
-Çocugumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum
SENDE GEÇEBİLİRSİN YARDAN,ANADAN SERDEN,
SENİNDE DESTANINI OKUYALIM EZBERDEN.
YÜRÜ HALA NE DİYE OYUNDA OYNAŞTASIN,
FATİHİN İSTANBULU FETHETTİĞİ YAŞTASIN.
Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve LasVegas'ın yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır. Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- "Hayatim, evde misin?"
- "Evet kocacığım."
- "İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım."
- Kadın sevinç dolu bir çığlık atar r0;Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?? Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Guney Amerika?..."
- Adam cevap verir: r0; Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.r1;
BİLİR MİSİN?
Adamin birisi sehirlerarasi yolcu tasimaciliginda kullanmak
üzere Ford minibüs satin alir. Ilk sefere çikacagi
gün çok heyecanlidir.
Yolculari tepelemeye doldurur ve yola
çikar. Fakat minibüsü öyle hizli
kullanmaktadir ki minibüsün en arka
koltugunda oturan 60
yaslarinda bir
ihtiyar amca
soföre:
-"Yavrum biraz yavas gitsene kaza yapacaksin."
deyince soför heyecanla,
-"Beybaba sen Ford minibüsü bilir misin?"der.
Ihtiyar adam Hayir bilmiyorum" deyince soför
" O zaman otur yerinebir daha isime karisma" der.
Neyse seyahat bu sekilde devam eder.Ileride keskin bir virajdan 120 Km
hizla dönünce uçuruma yuvarlanmaktan sonanda kurtulurlar.Bu arada
minibüsteki yolculardan orta siralarda oturmakta olan orta yasli bir kadin:
-"Soför bey rica ederim yavas git, evde çoluk çocugumuz bekliyor"
deyince soför kadina "Abla sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince
kadin "hayir nereden bileyim" der. Soför bunun üzerine" O zaman sus,
bana müdahale etme" der. Yola devam ederler.Artik minibüs öyle
süratli gitmektedir ki herkesin yüregi agzinda soförün insafa
gelmesini bekler. Soförün saginda oturan adam dayanamayip:
-"Soför Bey, yavas gitsene canina mi susadin" deyince soför:
-"Abi sen Ford minibüsü bilir misin?" deyince,
adam:
-"Evet ulan biliyorum ne olacak! der.
Bunun üzerine soför heyecan içerisinde
-"Iyi o zaman çabuk söyle bunun freni nerede ??? Yaşam; geriye bakarak anlaşılır,ileriye bakarak yaşanır.